ADLİ ARAMA
Genel Hatlarıyla Adli Arama
- Arama, hukukumuzda "adli" ve "önleme" araması olarak iki ayrılmaktadır.
- Önleme araması, suçun veya tehlikenin önlemesi amacıyla yapılan aramadır.
- Yani henüz işlenmiş bir suç mevcut değildir.
- Adli arama ise şüpheli veya sanığın yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır.
- Arama; Anayasa, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Adli ve Önleme Arama Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
Anayasa;
- Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması Madde 13 – Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
- Özel hayatın gizliliği Madde 20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.
- Konut dokunulmazlığı Madde 21 – Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
- Kişi hürriyeti ve güvenliği Madde 19 bakınız.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu;
- Şüpheli veya sanıkla ilgili arama Madde 116 – (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir
- Adli arama ve kapsamı Madde 5 - Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir.
-- Adli Aramanın Şartları
1. Makul Şüphe
- Aramadaki en önemli koşul makul şüphenin oluşmasıdır. Makul şüphe olmadan arama kararı verilemez. Arama makul şüpheye dayanmıyorsa arama kararı veya emri ve dolayısıyla arama hukuka aykırıdır ve aramadan elde edilen de delil de hukuka aykırı bir delildir. Ancak makul şüphe ve makul sebep birbirine karıştırılmamalıdır.
- Makul şüphe, şüpheli bir şahsın sergilediği davranışlar karşısında, orta zekalı bir insanın bu şahsın suç işlediğini düşünmesine sebep olan şüphedir. Makul şüpheyi tespit etmek için özel bir çabaya veya teknik bir bilgiye ihtiyaç yoktur. Gündelik yaşam deneyimlerine göre olaylar ve durumlar karşısında duyulan şüphedir. Makul şüphe, Adli ve Önleme Arama Yönetmeliğinin 6. maddesinde, “hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphe” şeklinde açıklanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında ise makul şüphe, ''kişinin suç işlediği konusunda, objektif gözlemciyi iknaya yeterli olgu ve bilgilerin bulunması'' olarak tanımlanmıştır. Örnek vermek gerekirse, bir toplu taşıma aracında gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde bir şahsın alelacele otobüsü terk etmek istemesi, bir yaralama olayında ellerinde kan bulunan bir şahsın olayın gerçekleştiği sokağın başında görülmesi gibi...
- Ayrıca makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emareler olmalı, arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır.
- Makul sebep ise akla ve mantığa uygun olan sebeptir. Makul sebebi kolluk veya uzman kişi kendi tecrübesine göre tespit edecektir. Örnek vermek gerekirse; X mahallesinde sürekli olarak araba tekerlekleri çalınmaktadır. Kolluğun mahallede yaptığı gece devriyesinde elinde araba tekerleği olan birini görüp durdurmasında makul sebep vardır.
2. Arama Kararı
- Arama mutlaka bir karar veya emre bağlı olarak yapılmadır.
- Arama, a) Hakim kararı, b) Gecikmesinde sakınca olunan hallerde savcı kararı, c) Savcıya ulaşılamadığı durumlarda kolluk amirinin yazılı emri ile yapılır
- Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama derhal Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir.
- Kolluk amirinin konutta, işyerinde, kamuya kapalı alanlarda arama emri verme yetkisi yoktur.
- CMK madde 164'te kolluk olarak dört teşkilat sayılmıştır; Emniyet, Jandarma, Gümrük Müsteşarlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı.
- Arama kararı veya emrinde a) Aramanın nedenini oluşturan fiil, b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi açıkça gösterilir.
-- Konutta Yapılan Arama
- Konutta, işyerinde, kamuya kapalı alanlarda gece vakti arama yapılamaz.
- Ancak, suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla gece vakti de arama yapılabilir.
- Kolluk amirinin emriyle konutta, işyerinde, kamuya kapalı alanlarda arama yapılamaz. Bu gibi aramalar için mutlaka hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararı gerekmektedir.
- Aramada, aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir.
- Kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.
- Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.
- Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
-- Arama Sonrası Verilecek Belge
- Aramanın sonunda hakkında arama işlemi uygulanan kimseye istemi üzerine aramanın 116(sanık veya şüpheli hakkında arama) ve 117 nci (diğer kişiler hakkında arama) maddelere göre yapıldığını,
- 116 ncı maddede gösterilen durumda soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliğini belirten bir belge,
- İstemi üzerine elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini içeren bir defter ve eğer şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemiş ise bunu belirten bir belge verilir.
- Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin, elkonulan eşyanın mülkiyetine ilişkin görüş ve iddialarına da yer verilir.
- Koruma altına alınan veya elkonulan eşyanın tam bir defteri yapılır ve bu eşya resmî mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur.
- Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır.
Son olarak belirtmek gerekir ki;
- Makul şüphe ve makul şüpheyi destekleyen somut bulgular olmadan ara kararı verilemez.
- Arama, mutlaka bir arama kararına veya emrine göre yapılmadır.
- Unutulmamalıdır ki, Anayasa 13.,20.,21., madde ve CMK 116. maddelerine göre hakim kararı veya emri vermeye yetkili makamların kararı olmadıkça arama yapılamaz buna suçüstü durumunda yapılan aramalar da dahildir. Anayasa ve kanunun açık hükümlerine rağmen yönetmelik hükümlerinin dikkate alınarak, hukuka aykırı yapılan aramalar neticesinde hukuka aykırı elde edilmiş delillerin kullanılması hukuksuzdur.
- Müdafi eşliğinde alınan ifadelerin geçerliliği ve bu ifadelerin kovuşturmaya vereceği yön gözönünde bulundurularak herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemek adına, bu gibi durumlar ile karşılaşıldığında mutlaka kolluktaki veya savcılıktaki ifadelerde aramanın hukuka aykırı olduğunu, hangi ihlallerin yapıldığını belirterek tutanağa itirazlarımızı geçirtelim veya tutanağın altına durumu izah ederek şerh düşelim.